balıktan kaçış yok düşlediğimiz yere
kürek çekerken akıntıya karşı
sevmenin bir umudu vardı karşı
yitirdiğimiz vakitle yeşil
yarı çıplak bedenlerden cin çıkaran
bir emir almışız ve çevreyi yok
yere hastalıklarımızla çürüten biz
yitirdiğimiz vakitle mavi
gözlerimizi ayırmamıza sebepse ölüm
ve faşist bir dünya kocaman
bir balığın bedeninde önümüzde
yitirdiğimiz vakitle turuncu
Yunus peygamberin dininden kör sevdalı
dönerken bir sandal sefasından
deniz sadece git gel ikimizin arasında
yitirdiğimiz vakitle kara
ufukta git gide küçülen çizgi
o eski parlak tenimizde açılan
bizle açılan kırışıklar, dalgalar
yitirdiğimiz vakitle kırmızı
ışığın bizi kör ettiği düşler tutkuyla
boğulan bir ülkenin canavar
yüreği hemen küreğin ucunda
yitirdiğimiz vakitle beyaz
bunca su yutmuş ölmemiş
sevdiğimiz günler, sokaklar, yüzler
suyun üzerinde salınıyor
